Yine yakınım uzak, yabancı yaren.
Kar yere iniyorken nazlı nazlı.
Yine eski günleri hatırlıyorken.
Kahve sıcak, ama soğuk dışarısı.
Artıyor sana olan uzaklığım.
Dinlediklerim artık eski melodiler.
Sislerin arasında, rüyamda berraklığım.
Bu sahil, bu dalgalar demir atmamı diler.
2014.12.30 - İSTANBUL - ŞİŞLİ
Showing posts with label Şiir. Show all posts
Showing posts with label Şiir. Show all posts
Tuesday, December 30, 2014
Tuesday, January 15, 2013
Fuzulinin Çok Beğendiğim Bir Şiiri
Ey kemân-ebrû şehid-i nâvek-i müjgânunam
Bulmuşam
feyz-i nazar senden senün
kurbânunam
Kâkülün târına peyvend itmişem cân riştesin
Başın için bir terahhum kıl ki ser-gerdânunam
N’ola kılsam terk-i mey minnet kılup zâhidlere
N’eylerem mey neş’esin
ben kim senün
hayrânunam
Şâneveş yüz nâvek-i gam sancılupdur cânuma
Tâ esîr-i halka-i gîsû-yi müşg-efşânunam
El çeküp kat’-ı nazar kılmış ilâcumdan tabîb
Bildi gûyâ kim harâb-ı nergis-i fettânunam
Câna meylin var ise hükm eyle teslîm eyleyem
Pâdşâhım ben senün bir bende-i fermânunam
Gonce kılmaz şâd
gül
açmaz
tutulmış gönlümi
Ârzû-mend-i ruh-i âl ü leb-i handânunam
Kan edip bağrum işüm
âh
itme her dem ey felek
Hürmetüm tut bir iki gün kim senün mihmânunam
Ey Fuzûlî âteş-i âh ile yandurdun beni
Gâlibâ sandun ki şem’-i külbe-i ahzânunam
Friday, September 21, 2012
Bir Balıkçı Kasabasında
Dingin sakin kendisiyle barışık.
Acil iş nadir ve adeta duruyor zaman.
İnsanlar tanıdık hem de çok tanıdık.
Hayalimdeki balıkçı kasabasında.
Dalgaları denizin kanımla aynı ritimde.
Bazen hırçın çoğu kez kendinden emin.
Sıcak, içten ve derin.
İçimde çam ağaçlarının serin rüzgarı.
Sabahları birlikte sis, gök ve deniz.
Akşamlar dalgalar ışıklar esrarengiz.
Güneş yazında sarkmış ve suya inmiş.
Kışın herkes köşesine çekilmiş.
Bana öyle geliyor ki bu yüksek ve bol camlı
Asansörlü ve klimalı bina da değil,
O balıkçı kasabasında yaşadığımda
"Evet, yaşıyorum!" diyeceğim.
Istanbul - Şişli 21-9-2012
Acil iş nadir ve adeta duruyor zaman.
İnsanlar tanıdık hem de çok tanıdık.
Hayalimdeki balıkçı kasabasında.
Dalgaları denizin kanımla aynı ritimde.
Bazen hırçın çoğu kez kendinden emin.
Sıcak, içten ve derin.
İçimde çam ağaçlarının serin rüzgarı.
Sabahları birlikte sis, gök ve deniz.
Akşamlar dalgalar ışıklar esrarengiz.
Güneş yazında sarkmış ve suya inmiş.
Kışın herkes köşesine çekilmiş.
Bana öyle geliyor ki bu yüksek ve bol camlı
Asansörlü ve klimalı bina da değil,
O balıkçı kasabasında yaşadığımda
"Evet, yaşıyorum!" diyeceğim.
Istanbul - Şişli 21-9-2012
Monday, June 25, 2012
Ruh ve Beden
Bir kalabalık içinde oturuyorum.
Bakıldığında ayırt etmek beni biraz zor.
Ama içimde volkanlar kaynıyor.
Patlamaya etrafı yakmaya hazır hissediyorum kendimi.
Ama sessizim fırtına öncesi gibi.
Düşüncelerim ve planlarım var.
Ki onların önemli kısmı sadece bana ait.
Ufkum çok başka bir noktada.
Buradayım fiziksel olarak ama değilim.
Ruh ve beden bende çok farklı yerlerde.
Uzaklar için varım, oradakilere tutkunum.
Biliyorum buraya ait değilim.
Her ne kadar uzun süre kalsam da...
İlhama açık biri gibi bana
Yeni yeni fikirler ve motivasyonlar akın ediyor.
“LoA” Dedikleri gibi onları çekiyorum kendime.
Bir sıkıcı, öğütücü basma kalıp ve sıradanlık ortamı
Beni çevrelemiş bilincindeyim artık.
Kırıp bağları, denizlere açılmak
Kafesten kurtulup gökyüzünde kanat çırpmak.
İşte bunların derdindeyim artık.
“Twenty years from now you will be more
disappointed by the things that you didn't do than by the ones you did
do. So throw off the bowlines. Sail away from the safe harbor. Catch the
trade winds in your sails. Explore. Dream. Discover.”
Mark TWAIN
Friday, July 15, 2011
Buğu Ada
Gördüğüm uzakta gök ve deniz.
Buğulu renkte silik mavi birbirine yakın.
Zor seçilen bir ada birleşme çizgisinde.
Adını bilmiyorum ve adlandırıyorum: Buğu ada…
Kimler yaşıyor Buğu adada?
Yaşıyor mu birileri?
Yaşıyorsa nasıl bir hayat?
Benimkine yakın olabilir belki.
Çok benzer olamaz, çünkü adada yaşıyor.
Belki çok farklı Buğu ada sakinleri.
Beklentileri farklı, endişeleri de…
Limanda bir kez gördüğüne aşık belki de…
Yıllarca penceresinden limana bakıp,
Onu görmeyi aklından çıkaramaz…
Belkide bahçesinde açelya ve gül,
Dedesinin Polonya hatıralarını okuyor.
Teknesi yan yatmış kıyıda
Sevgili kedisini okşayıp,
Tüylerinin rengine uygun boyayıp
Teknesini torununa bırakmayı düşünüyor.
Kimler yaşıyor buğulu adada?
Nasıl bir hayat, nasıl?
Nasıl yaşıyor bilmediğim yerlerdeki
İnsanlar açlık gibi merak ederim.
İstanbul 15-7-2011
Buğulu renkte silik mavi birbirine yakın.
Zor seçilen bir ada birleşme çizgisinde.
Adını bilmiyorum ve adlandırıyorum: Buğu ada…
Kimler yaşıyor Buğu adada?
Yaşıyor mu birileri?
Yaşıyorsa nasıl bir hayat?
Benimkine yakın olabilir belki.
Çok benzer olamaz, çünkü adada yaşıyor.
Belki çok farklı Buğu ada sakinleri.
Beklentileri farklı, endişeleri de…
Limanda bir kez gördüğüne aşık belki de…
Yıllarca penceresinden limana bakıp,
Onu görmeyi aklından çıkaramaz…
Belkide bahçesinde açelya ve gül,
Dedesinin Polonya hatıralarını okuyor.
Teknesi yan yatmış kıyıda
Sevgili kedisini okşayıp,
Tüylerinin rengine uygun boyayıp
Teknesini torununa bırakmayı düşünüyor.
Kimler yaşıyor buğulu adada?
Nasıl bir hayat, nasıl?
Nasıl yaşıyor bilmediğim yerlerdeki
İnsanlar açlık gibi merak ederim.
İstanbul 15-7-2011
Tuesday, March 30, 2010
BEN GELECEĞİM
Irmaklar küsebilir denizlerine.
Kıyılarla dalgalar buluşamayabilir.
Krallar esir düşer umutsuzcasına.
Sonrasında gelir keskin soğuk geceler.
Aşkımla ben seni ısıtacağım.
Zincirleri kırıp seni bulacağım.
Çağırdığın zaman ben geleceğim.
Sana hiç küsmeyen bir ben olacağım.
11.11.2009 İstanbul
Kıyılarla dalgalar buluşamayabilir.
Krallar esir düşer umutsuzcasına.
Sonrasında gelir keskin soğuk geceler.
Aşkımla ben seni ısıtacağım.
Zincirleri kırıp seni bulacağım.
Çağırdığın zaman ben geleceğim.
Sana hiç küsmeyen bir ben olacağım.
11.11.2009 İstanbul
Sunday, December 27, 2009
Şiir Yazmak
Şiir yazmak bence bir gönül işidir. İçinden geleni ifade edebilmek
ise başka. İçinden gelmeyeni ifade etmeye çalışmak daha bir başka. Bence
o şiir olmaz.
Şiirde ahenk çok önemli. Adeta sizin kalp vuruşlarınız gibi. İfade yönüyle en başarılı şiir de sanırım şairin kalp ritmini hissettiren, iniş ve çıkışlarıyla, titreme ve sarsılmalarıyla, hızlanma ve duraksamalarıyla okuyanı da o kalp ritmine getiren şiirdir.
Şiirin ifade ve iletişim gücü vardır. Sevgiliye aşk ve hicran anlatır. Yaradana hayranlık ve perişanlık anlatır. Valiye isyanı haykırır. Bir de benim sevdiğim başka tarafı, bir atmosfer oluşturur. Oluşan atmosferde bize kendimizi bazen büyülü bir dünyadaymış gibi hissettirir. Beni şiirin en çok bu büyülü dünyası çeker.
Şiirde ahenk çok önemli. Adeta sizin kalp vuruşlarınız gibi. İfade yönüyle en başarılı şiir de sanırım şairin kalp ritmini hissettiren, iniş ve çıkışlarıyla, titreme ve sarsılmalarıyla, hızlanma ve duraksamalarıyla okuyanı da o kalp ritmine getiren şiirdir.
Şiirin ifade ve iletişim gücü vardır. Sevgiliye aşk ve hicran anlatır. Yaradana hayranlık ve perişanlık anlatır. Valiye isyanı haykırır. Bir de benim sevdiğim başka tarafı, bir atmosfer oluşturur. Oluşan atmosferde bize kendimizi bazen büyülü bir dünyadaymış gibi hissettirir. Beni şiirin en çok bu büyülü dünyası çeker.
TROGİR
Öyle kıyısındayım ki denizin
Gece, yıldızlar, dalgalar, içimde benim.
Günlük hayata o kadar uzağım ki
Yaşıyorum rüzgara sevdalı kalbim.
İki deniz feneri göz kırpıyor sırayla bana.
Işıkları dansediyor yıldızlarla.
Denizde aksini dalgalar okşuyor.
Bu gece, bu güzel gece,
Kelimelerin ötesinde, hayallerin de.
Delicesine vurgun olmaya hazır
Kalbim sorgusuzca uçmaya hazır bir kuş.
İlk ve son kez bir şehir bu şehir.
Adriyatikle alabildiğine sarmaş dolaş.
Selam ve veda yakınken birbirine
“Dostum” diyorum içtenlikle…
Çam kokusu, denizin büyüsü ve gecenin gizi,
Küçük bir adada Trogir işte.
(English Version)
I am so near the sea.
The night, the stars, the waves are in me.
I am so far from the casual life.
I live; my heart is in love with the wind.
The two sea towers are blinking me in turn.
Their lights are dancing with the stars.
The waves are stroking their reflection on the sea
And stroking my feet.
This night, this beautiful night is
Beyond of words and dreams.
My heart is completely ready to love
Like a bird ready to fly away without questions
This is a first-time and a last-time city
In a close embrace with the Adriatic Sea
Our greeting and farewell are near but
I say “my friend” sincerely
With pine smell, sea magic and night secret,
A small island is Trogir city.
Gece, yıldızlar, dalgalar, içimde benim.
Günlük hayata o kadar uzağım ki
Yaşıyorum rüzgara sevdalı kalbim.
İki deniz feneri göz kırpıyor sırayla bana.
Işıkları dansediyor yıldızlarla.
Denizde aksini dalgalar okşuyor.
Bu gece, bu güzel gece,
Kelimelerin ötesinde, hayallerin de.
Delicesine vurgun olmaya hazır
Kalbim sorgusuzca uçmaya hazır bir kuş.
İlk ve son kez bir şehir bu şehir.
Adriyatikle alabildiğine sarmaş dolaş.
Selam ve veda yakınken birbirine
“Dostum” diyorum içtenlikle…
Çam kokusu, denizin büyüsü ve gecenin gizi,
Küçük bir adada Trogir işte.
(English Version)
I am so near the sea.
The night, the stars, the waves are in me.
I am so far from the casual life.
I live; my heart is in love with the wind.
The two sea towers are blinking me in turn.
Their lights are dancing with the stars.
The waves are stroking their reflection on the sea
And stroking my feet.
This night, this beautiful night is
Beyond of words and dreams.
My heart is completely ready to love
Like a bird ready to fly away without questions
This is a first-time and a last-time city
In a close embrace with the Adriatic Sea
Our greeting and farewell are near but
I say “my friend” sincerely
With pine smell, sea magic and night secret,
A small island is Trogir city.
Wednesday, October 21, 2009
GÜLÜMSE
Irmaklar küserse denizlerine,
Dalgalar kıyılara uğramazsa bir gece,
Esir krallar kadar sevinç taşıyan
Rengi atmış yüzüme bak ve gülümse.
Sakarya 1994
Dalgalar kıyılara uğramazsa bir gece,
Esir krallar kadar sevinç taşıyan
Rengi atmış yüzüme bak ve gülümse.
Sakarya 1994
ALTAYLARDA
Altaylarda, çok seneler önce
Soyumun da geldiği yerde,
Alabildiğine uzanan tarlalarla
Uzaklarda yeşil çizgi gibi uzanan
Çam ağaçlarının kokusunu
Rüzgarların getirdiği Asyada
Doğdun sen ve hep orda kaldın.
Hayatının baharında,
Alabildiğine insan
Alabildiğine temiz
Utangaç çekingen…
Altaylarda bir efsane rüzgar eser,
İçimde çok derinlerde hissederim.
Umutsuz bir özlem damlası olur gözlerimde,
Ve işte o an senin hasretin kalbime vurur.
Onmaz bir yara olarak derinlerde.
Derinlerde, kimse anlamaz!
Derinlerde, kimsenin haberi olmaz!
Soyumun da geldiği yerde,
Alabildiğine uzanan tarlalarla
Uzaklarda yeşil çizgi gibi uzanan
Çam ağaçlarının kokusunu
Rüzgarların getirdiği Asyada
Doğdun sen ve hep orda kaldın.
Hayatının baharında,
Alabildiğine insan
Alabildiğine temiz
Utangaç çekingen…
Altaylarda bir efsane rüzgar eser,
İçimde çok derinlerde hissederim.
Umutsuz bir özlem damlası olur gözlerimde,
Ve işte o an senin hasretin kalbime vurur.
Onmaz bir yara olarak derinlerde.
Derinlerde, kimse anlamaz!
Derinlerde, kimsenin haberi olmaz!
Sunday, April 29, 2007
Yağmur
Işıldayan damlalar süzülüyor pencerede,
Yalnız, kendi halinde bahçemizde ceviz ağacı.
Kaç gündür yağmur yağıyor ve
Sokaklar ıssız, İstanbul nemli, güneş ıslak sarı.
Okumak için gün ideal.
Derken kitaplarım beni beklesin biraz.
Sakin bir ortamda düşüncelere dal.
Kalemi eline al, bir şeyler yaz.
Yağmurun sesini dinle istersen.
Yaslanıp koltuğuna sıcak çayını iç.
Yaşamın sevimli güzelliği kucak açmışken,
Değerlendirmemek olur mu hiç?!
Friday, March 16, 2007
Gel
beyaz güller gibi masum
sadece masum
gölgeler kadar silik
bırakmış benliği
yağmurlarla dert ortağı
gözlerinde bir sevgi
bir sevgi yeşerince yalnız
kıçkırıklar boğazında düğüm
yine de gülümsüyorsan
ve susuyorsan dopdoluyken
ve hala
evet hala seviyorsan her şeyinle
bekletme gel ne olur
muhtacım sana
10/06/1994 Sakarya
sadece masum
gölgeler kadar silik
bırakmış benliği
yağmurlarla dert ortağı
gözlerinde bir sevgi
bir sevgi yeşerince yalnız
kıçkırıklar boğazında düğüm
yine de gülümsüyorsan
ve susuyorsan dopdoluyken
ve hala
evet hala seviyorsan her şeyinle
bekletme gel ne olur
muhtacım sana
10/06/1994 Sakarya
Çiçekler
Cicekler yetistirsem rengarenk sana.
Bahcemde gullerim papatyalarim,
Sana olan sevgimi ciceklerim anlatsa.
Canim dedigim laleler gun dogarken, Bahcemde gullerim papatyalarim,
Sana olan sevgimi ciceklerim anlatsa.
Yagmurdan islak yapraklariyla,
Baslarini kaldirsa sen gulumsersen.
Tohumunu bagrimdan inciler gibi,
Koparip eksem ve sonra toprak,
Takdim etse kalbim gibi gelincigimi.
Bir gol ki buyuttugum damla damla,
Dalgalarla titreyen niluferleri verse,
Ve nergiz kokulari dolassa ruzgarlarla.
Bir orkide, bir yasemin, ya da karanfil,
Umutsuz, uzgun dolasip desem;
Sevgin icin ciceklerim yeterli degil…
12.05.1996 Istanbul
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE
- Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle- "Bu bir Avrupalı!"
Dedirir: Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi… Mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşısında,
Ostralya’yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ…
Hani, tâ’ûna da zuldür bu rezil istilâ!
Ah, o yirminci asır yok mu, o mahhlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcud ise, hakkıyle sefil,
Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz…
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel’undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb. Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a’mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam,
Atılan her lâğamın yaktığı yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkâz-ı beşer…
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak,
Boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler…
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal’a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te’sis-i İlâhî o metin istihkâm.
Sarılır, indirilir mevki’-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun’-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ’nın ebedî serhaddi;
"O benim sun’-i bedi’im, onu çiğnetme" dedi.
Âsım’ın nesli… diyordum ya… nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.
Şûhedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar…
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar…
Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i…
Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb…
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
"Bu, taşındır" diyerek Kâ’be’yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ’yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına;
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana…
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak salvetini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin’i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran…
Sen ki, İslâm’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a’sâra gömülsen taşacaksın… Heyhât!
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât…
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âguşunu açmış duruyor Peygamber.
-
Mehmet Akif Ersoy
Wednesday, February 20, 2002
Şiirlerim (Eskiden beri çevrimiçi olanlar)
MY
POEMS
For now, a few poems
you can find here.
1. GULUMSE
2. HASRETIN
3. ELEKTRIK DIREKLERI
4. CICEKLER
5. YITIK
6. GEZINTI
7. SEHIRDE
8. YUNUS ESINTISI
9. SARI BIR YAPRAK
10. YAGMUR
11. YILDIZLARDAN BIR YILDIZ
12. DUPDURU
13. CISILDE YAGMUR
14. KALEMIM KAGIDIM
15. KIYISINDAYIM
16. STORY NEVER ENDS
17. GEL
18. PRESENT
19. TiRYAKi
20. SORU
21. PAPATYALAR
22. SEVDIGIM ICIN
23. GOZUNDE UFUKLAR
24. MESAFE
25. AGLAMAK VAKTI
26. ANCAK SENINLE
27. SURECEK DEGIL
28. ICICE
29. VE SEN
30. SOKAKTA GECE
31. KOS ONLARA
32. YETER
33. HAYAL
34. BIR DALGA OLSUN
1.
GULUMSE
Irmaklar kuserse denizlerine,
Dalgalar kiyilara ugramazsa bir gece,
Esir krallar kadar sevinc tasiyan
Rengi atmis yuzume bak ve gulumse
1994
2.
HASRETIN
Menekse kokulari buram buram gelir de
Su kara yalnizlikta burnumda sen tutersin.
Baharin ilikligi hatirlatir seni ve
Icimde hasretin yanar icin icin.
1994 Izmit
3.
ELEKTRIK DIREKLERI
Elektrik direkleri
Evet siz de benim gibi
Bu sokaklardan parca
Birinize yaslansam sogukca
Anlatsaniz sabaha kadar
Derbederler ve yalnizlar
Bir ruya pesinde avare
Siginmislar gecelere
1992 Ankara
4.
CICEKLER
Cicekler yetistirsem rengarenk sana.
Bahcemde gullerim papatyalarim,
Sana olan sevgimi ciceklerim anlatsa.
Canim dedigim laleler gun dogarken,
Yagmurdan islak yapraklariyla,
Baslarini kaldirsa sen gulumsersen.
Tohumunu bagrimdan inciler gibi,
Koparip eksem ve sonar toprak,
Takdim etse kalbim gibi gelincigimi.
Bir gol ki buyuttugum damla damla,
Dalgalarla titreyen niluferleri verse,
Ve nergiz kokulari dolassa ruzgarlarla.
Bir orkide, bir yasemin, ya da karanfil,
Umutsuz, uzgun dolasip desem;
Sevgin icin ciceklerim yeterli degil…
12.05.1996
5.
YITIK
Su kisir sehrin sokaklarinda
Yitik bir ümidin pesinde sessiz
Zonklayan bir hayal sakaklarinda.
Dudaklarinda çatlak nelerden iz,
Sislere karismis gozleri kanli,
Bir kedi çigligi uzun ve tiz
Döner bakar bir heykel kadar canli;
Sokak lambalarinin baslari egik,
Aydinliklari geceden de hicranli.
Beklentisi “cikiverse karsima dimdik.”
Sanki bir solucan, kayalar altinda o da
Benli?i makas makas kesilmis iplik.
Suratsiz evlerin aralarinda
Bir hayalle dolasip adimlar durur
Bilir mi adimlamak getirmez fayda
Son ümit deresi de sabaha kurur.
28.02.1992 Ankara
6.
GEZINTI
Aksam gezintisi,
Mevsim sonbahar.
Esinti
Ve yapraklar.
Yol mu?
Duz ve kivrim.
Ufka dogru
Adim adim.
Ariyorlar neseyi
Kuslar es es.
Huzmeler cizgi
Kipkizil gunes.
Bakinca
Bir kelebek,
Yol kenarinda
Solmus cicek
Agaclar hisli
?nliyor sarsiliyor
Hafif sessizligi
Ne huzunlu kiliyor.
Tukenmiyor umidi,
Yuruyen yolcunun.
Beklentisi mi?
Nasil olmasin.
Solgun kirmizi
Kararan yesil renkle
Titreme fasli
Yolcuda urperme.
Yol, yolcu sessiz
Kimsesiz ikisi de.
Belirsiz bir iz
Kalacak mi geride?..
01.08.1994
7.
SEHIRDE
Ben bir sehir cocuguyum.
Hem de kisir bir sehrin, dostum.
Benden bahsetmemi bekleme,
Sevismek ne hanimelilerle?
Bozuk sokaklarda saatlerce yurudum.
Kirik dokuk umitlerle buyudum.
Yalanlar gibi karisik sarpa,
Boynu bukuk direkli sokaklarda.
Belirsiz ruyalara vermis kendini,
Kendini yitirmis insanlardi gordugum benimki.
Sairler anlatirken, dostum, yagmuru,
Kafiye olur toprak kokusu.
Benim sehrimin kimi evlerine,
Yagmurla su baskini, basar endise.
Gurultu islemistir sehirlinin hayatina,
Sehirde kaygi, sehirde karmasa…
Siyah izler dolasir kirli karinda,
Bir tanidik goremezsin sokaklarinda.
Kapildigi anaforun kollarinda
Papatyalar gulumsemez yollarinda.
Guzeldir balik tutmak derler nehirde,
Zincirlidir ellerim benim sehirde…
24.09.1994
8.
YUNUS ESINTISI
Yuzunde gezerken altin isiklar,
Simsicak ve sari gunes altinda,
O billur sesiyle guzellikler fisildar,
Huzun ve tebessum dudaklarinda.
Efsane esintisiyle suzulen hayal
Sevgi ruzgarlari estirdin bize.
Gel kurul gonlumuze, Sultanim kurul,
O tertemiz kalbinle bize gulumse.
Yunus esintisi diye bilinen,
Dizelerin dizelerimin olsun ilhami.
Bu yetmez, Sultanim, sorarsan neden,
Yaninda olsaydim sanki olmaz mi?
Ne olur itiraz etme Sultanim!
Bu aksam zaten icim bir garip.
Hic kolay degil sana kavusmam,
Ulasamam, ulasamam zamani delip!
Sonra bu intizar eleme doner,
Yutar gozyasimi dalgalar deniz.
Zannetme umudim boylece soner,
Golgen olur sozlerim belli belirsiz...
20.03.1993
9.
SARI BIR YAPRAK
Her seyden vazgecip bir gun
Ellerim yanima dusunce umitlerimden
Cekip gidecegim issiz
Soyle issiz bir yerlere
Dere kiyisina oturup
Yaslanacagim bir agaca
Dalgin dalgin akan dereyle
Gozumun onunden gececek eski gunler
Sari bir yaprak suzulecek sonra sessizce
Kurumaga yuz tutmus cimlere uzanip
Gomecegim basimi aglayacagim
Elimle bir tasa uzanacagim
Yardim ister gibi caresizce
Sari bir yaprak suzulecek sonra sessizce
Yorgun derede gorecegim
?lk defa sacimin agardigini
Sari bir yaprak suzulecek sonra sessizce
Bir halka belirecek derede gozyasimdan
Sonra bir halka bir halka daha
Gec farkedecegim baslayan yagmuru
Gerc farkettigim bir cok sey gibi
Halkalarla titreyen dereye bir de
Sari bir yaprak suzulecek sonra sessizce
Kacip siginacagim bir agaca
Dayayip govdesine alnimi
Son kez evet son kez hickiracagim
Sari bir yaprak suzulecek sonra sessizce
Seref madalyasi gibi gogsumde kalacak
Sari bir yaprak suzulecek sessizce son kez
11.10.1994
10.
YAGMUR
Soguk ve uzak, karanlik agaclar,
Isiklar -bilmiyorum- neyi ariyor?
Bir tunel esrariyla cokuyor gece.
Yagmurun izleri penceremde.
Yerde, su birikintilerinde yagmurdan halkalar,
Hefif esen ruzgarda sonbaharin nemi var.
Hicranli aylar, mevsimler, yillarla
Yasli agacin yukune eklenmis binlerce damla.
07.09.1992
11.
YILDIZLARDAN BIR YILDIZ
?cimizde biraktigi bir ukde ile,
Bir gonca derip verdik Turkmen iline..
O gitti.. Ismiyse hep yankilandi.
Hatiralari bir bir yuregimizde yandi..
Ve sonra.. Bir sabahin cizgilerinde,
Atmosfer degisti gelmesiyle birlikte.
Uykusuz gozleri yine hep uzaklarda.
Gulumser yuzlere cileyi saklar da.
Ne guzel de parildar bilsen simasi,
Nedeni secdede nurla temasi.
Firtina fikirleriyle sarsilir dar kafalar.
Vecdinin kanatlariyla melekleri yakalar.
Ey Sultan yollarinda hicranla dolmus yolcu!..
Destanlar otesinde nura mal olmus yolcu!..
Ne siir ne de bir ezgi sana parlak gelecek.
Nura vasil olana dek derdini istiyakla cek.
Gecenin bir vaktinde ruyasini gordugun
Yildizlardan bir yildiz olacaksin bir gun..
31.08.1992
12.
DUPDURU
Belli belirsiz bir karanlik icinde,
Gokyuzunde simsekler cakip sonunce,
Bir mechul kisiyi gorursun orda,
Savrulurken agaclar geceleyin ruzgarla.
Ve muhtesem bir ses gosterir yolu;
Yankilanir benliginde, yankilanir dupduru.
Yankilanir o ses ve olur vurgun:
“Sahabe gibi dupduru olun!”
Hic nefes almadan firliyorken yerinden,
Kalbi cilgin gibi cosar aniden.
Ayaklari uzerinde dimdik azimli,
“Sahabe” kelimesi olur enerji.
Bu ufuk disinda atip ne varsa,
Bu atmosfer icinde yurur daima.
27.02.1993
13.
CISILDE YAGMUR
Vazgec de artik bulutlardan ne olur,
Kalbimin kiyisina dalgalarla vur.
Bos sokaklarda bekliyorum, gonlum dar,
Ozledigimsin, sen hasretsin, sen intizar.
Umidim catlamis topraklar gibi.
Yagmurum yag, simdi yagma mevsimi.
Seninle calkalanir, dalgalanir, durulur,
Gonlume veda etme, cisilde yagmur.
Durmasin sel sel olsun ve kossun aska,
Bir zerre tevazusunu tasimak baska.
Dallari sarsmiyor mu, hircinca yeller,
Sellere sen gereksin, bendlere seller!..
08.03.1994 Sakarya
14.
KALEMIM KAGIDIM
Gecedemde, penceremde kis mevsimi.
Yalnizim, uzaktayim, hayallerim var.
Ask sarkilari dinlerken simdi
Ucusuyor Moskova’da ince ince kar.
Hayatimda basit seylerim var.
Basit seylerle mutluluk guzel sey.
Bana dusen basarabildigim kadar.
Cam fincanda ictigim sicak cay.
Sukur genclik yillarinin sagligi bu gunku.
Borclarim odenecek miktarda.
Sen yoksun ama mutluyum cunku
Kalemim kagidim yanibasimda.
23.12.2001 Moskova 02:02
15.
KIYISINDAYIM
Umidim oldu elimde yillarca.
Boylece yurudum bu kadar yolu.
Ufak bir iz bile olmadi senden
Tesellisiz sevdigimin acisindayim.
Yagmurlar yagdi, gunesler dogdu.
Karlar eridi, mevsimler gecti.
Gecelerde sayikladim bilmedigim ismini.
Cekmedigim cilelerin sizisindayim.
Saatler etrafimda acimasiz tiktaklariyla.
Yapraklari agaclarin kim bilir kac kez
Yeserdi, buyudu, sarardi, dokuldu.
Gormedigim mevsimlerin sancisinayim.
Kimi gun mutlu gecti, kimi gun degil.
Aslinda sensizligin burukluguyla.
Sensizdim anladim ve yasanmazdi sensiz.
Yine de bulmanin kiyisindayim.
21/08/2001 MOSCOW 02.30
16.
STORY NEVER ENDS
With your beauty and elegance,
Fill my heart.
You can! Yes, with a galance,
Kill my heart.
Without you, you know, with no balance,
Ill my heart.
I dont want to be
A slave.
Speak to me, look at me
And save.
Give up keepin’ your distance at all
Turn to me please when I call
I am going to be holding your hands
Showing you the world, our story never ends.
27/02/2002 Moscow
17.
GEL
beyaz guller gibi masum
sadece masum
golgeler kadar silik
birakmis benligi
yagmurlarla dert ortagi
gozlerinde bir sevgi
bir sevgi yeserince yalniz
hickiriklar bogazinda dugum
yine de gulumsuyorsan
ve susuyorsan dopdoluyken
ve hala
evet hala seviyorsan her seyinle
bekletme gel ne olur
muhtacim sana
10/06/1994 Sakarya
18.PRESENT
Given up my life at all.
Used up my power’n’soul.
Personally I'll be walking.
There's no one I'm talking.
I may meet you in an evening.
So cold and it's raining.
It's pure life not a game.
Want to learn your name.
Only darkness in my eyes.
Tell me, please, tell me yes.
Look at my hands empty.
They need a little pity.
Changing m'winter to a spring.
The present is a golden ring.
To be together to be near.
Not to be alone'n not fear.
8.11.97 Sakarya
19.
TiRYAKi
Sarhos diyebilirsin ama içmiyor içki.
Ufuk pesinde kosan öyle beyinler var ki
Zaaflidir ona, onun için tiryaki.
Anlamak ne bilmiyor, bilmemekten perisan.
Sen istersen anladigini san.
“Anladim” kelimesi sik sik söylenir, yalan.
1991 Ankara
20.
SORU
O kadar derin ki bu, bir o kadar da çapli.
Bana degil ne olur, baska birine sor.
Zaten benim hayatim sorularla kapli,
Bu “neden” sorusu en zorundan daha zor.
Saçimin tellerince soru çözüm bekliyor.
Say ki beynime sapli iste o kadar igne
Çözmek imkansiz gibi bilsen aklim tekliyor.
Bilinmez ne kadar çok, insanin bildigi ne?
1990 Ankara
21.
PAPATYALAR
Üfül üfül, beyaz beyaz
Papatyalar gördüm bugün yolarda.
Bahar ve yavas yavas yaz,
Papatyalar gördüm bugün yolarda.
Alip beni götüren trenin
Penceresine dayayip alnimi dalgin,
Bakarken manzaralara yilgin,
Papatyalar gördüm bugün yolarda.
Hava açik ve sicacik hava,
Sürüp giden su günlük hayatta,
Kasabalar, sehirler, yesillikler sonra
Papatyalar gördüm bugün yolarda.
Bitmez mi yollar bir gün,
Gitmek zorunda miyim suskun?
Bir digerine yabanci bir sehirden
Papatyalar gördüm bugün yolarda.
Çiçekleri açmis agaçlarin
Rüzgarlarla oynasiyor da neden,
Aglamak istedim oysa ki ben?
Papatyalar gördüm bugün yolarda.
3.5.97 Izmit
22.
SEVDIGIM ICIN
Huzun alev alev firtina olsa
Hancere susamis tutkun bagrima.
Olemedigimden sevdigim icin.
Sevemedigimden gercekten.
Yalniz bu yuzden,
Benligimde okyanus olsun huzun.
Yalniz bu yuzden.
Ne kadar hasretim solmaya goncayken.
Yalniz bu yuzden.
Ezse acimadan ezse kalbimi
Cileler oyle, oyle siksa ki
Ezse acimadan ezse kalbimi.
Yalniz bu yuzden.
Ne kadar hasretim solmaya goncayken.
Yalniz bu yuzden.
Benligimde okyanus olsun huzun.
Yalniz bu yuzden.
Sevemedigimden gercekten.
Olemedigimden sevdigim icin.
Hancere susamis tutkun bagrima
Huzun alev alev firtina olsa.
26/05/1995 Sakarya
23.
GOZUNDE UFUKLAR
Saplanmis mizrak olmus gozunde ufuklar.
Akacaksin alternatifsiz kum saati kadar.
12/10/1992 Ankara
24.
MESAFE
Gokyuzunun neonlari gecede
Senin diyarindan isiltilar.
Kimbilir hasrette mesafe
Kimbilir ne kadar...
10/09/1992 Ankara
25.
AGLAMAK VAKTI
Yagmurlar da kusunce
Kurak gonlune
Dumanlar tute tute
Dolas ve gulme.
Aglamak vakti geldi.
Goz yaslari dokulmeli,
Kor etmeli gozleri.
Aglamak vakti simdi.
Gecelerden cagri sana;
Uzun yollarda bir gun kaybolda
Agla yalnizca.
21/04/1994
26.
ANCAK SENINLE
Caldi ve bekledi kac kapiyi kimbilir,
Senden baska bulamadi tek vefali yar.
Kac defa ihanet etti bilmem ki,
Senden hic ihanet gonul gormedi.
Bir kac icten kelimenin sicakligiyla
Buldum seni umitlerin tukendigi bir anda.
Aradi ama, baskasini gozlerim,
Bir seni gorme karari verdim.
Sesler, belki bir cok sesler vardi,
Ama sen oldun sonunda yanki yanki.
Neler goturdu neler, erozyondu gecen yillar.
Boslugum –biliyorum- ancak seninle dolar.
14/06/1993 Istanbul
27.
SURECEK DEGIL
Yagmurun sarstigi yapraklar golge golge,
Dalgalanirken yuzunde ay isigi ile,
Karamsarlik gecelere semboldur ama
Husran erimekte artik tukenmekte.
27/02/1993
28.
ICICE
Yumusak durusun sende, seninle
Sen iki hayati yasa icice.
Derin geceler kadar biri esrarli,
Irade digeri celik kararli.
Zoraki gulumseyis olsa bile yuzunde,
Gulumse kardesim gulumsemen vazife.
Ama sessiz bir kosede titre ve agla.
Bulus geceleri aglayarak mutlulukla.
28/01/1993 Istanbul
29.
VE SEN
Aksamlarin o kizil atmosferiyle.
Yemyesil filizlerin nazlari ve sen...
Denizci hasretiyle enginligine
Acilirken gunes dogar gulumserken.
Aglayan ruzgarlarin titrek ezgileri,
Yapayalniz bir kussun kanadi desen.
Durgun nehirlerin ince cizgileri,
Anlamisim gamzedir guzelliginden
1992 Ankara
30.
SOKAKTA GECE
Sikintidan iki el, sarili bogazima,
Cikip da sokaklarda aramak bir ruyayi...
Birazcik bulanik birazcik da sisli ama
Yine de seyretmek gokyuzunde yalniz ayi.
Sokakta avare dagilmis taslara gece,
Bende kalan son gucle soyle bir tekme atip,
Anlatmak yalnizligi yankiyla hece hece,
?cine de icimdeki tum dertleri katip...
13/11/1992 Ankara
31.
KOS ONLARA
Izdiraplar cekilir ki sorma hic,
Nice husran belgesinde kardesim.
Dudaklarin parcalansin bin ah ic,
Birak beni kos onlara kardesim.
Kollarin kanatlarin kirilsa bile,
Adamissin varligini kolaydir dile,
Davan icin bilerek yoklugu dile,
Seni boyle bilirler hep kardesim.
Bir gunu yasarsin ki gulmezsin.
Hayatin ki senden baska herkesin.
Bu dunya mi? Omur boyu beklesin,
Gonlugunu verdiginle yuru kardesim...
27/02/1993
32.
YETER
Uykusuzmus gecelerin.
Saatlerce dolasiyormussun.
Hayatin sadece dert,
Ve izdirabin kat kat.
Zaten kuskunken gulmeye,
Dusunuyormussun saatlerce.
Gulusun gonlumun sen,
Artik yeter uzulmesen.
Aglasam ben aglasam.
Catlasa dudaklarim.
Ortak olsam bir de,
Kanli cilelerine.
21/04/1994
33.
HAYAL
Anladim ki hayat buyuk bir kovalamac.
Kovala kacsin o kovalarsa sen kac.
Hayal hersey, hayal sohret, hayal tac.
Hayallerle saskin ruhum yine ac yine ac.
Ankara
34.
BIR DALGA OLSUN
Tomurcuk sevinciyle gulumserken bahar
Bekleme mutlulugu yaksin ruzgarlar !
Gelmeden baharin sol cicek acma.
Sol ve sayisiz renk asirt ufka.
Dudaginda goncalar cizili olsa bile,
Huzunler sende kalsin, yer etsin de icine.
Ve yesert kirpiklerinde ask hecesini
Pirlanta isiltisiyla akit gizli gizli.
Suzulsun gozyasinla suzulsun ruhun,
Okyanus davanda bir dalga olsun...
12/12/1992 Istanbul
1. GULUMSE
2. HASRETIN
3. ELEKTRIK DIREKLERI
4. CICEKLER
5. YITIK
6. GEZINTI
7. SEHIRDE
8. YUNUS ESINTISI
9. SARI BIR YAPRAK
10. YAGMUR
11. YILDIZLARDAN BIR YILDIZ
12. DUPDURU
13. CISILDE YAGMUR
14. KALEMIM KAGIDIM
15. KIYISINDAYIM
16. STORY NEVER ENDS
17. GEL
18. PRESENT
19. TiRYAKi
20. SORU
21. PAPATYALAR
22. SEVDIGIM ICIN
23. GOZUNDE UFUKLAR
24. MESAFE
25. AGLAMAK VAKTI
26. ANCAK SENINLE
27. SURECEK DEGIL
28. ICICE
29. VE SEN
30. SOKAKTA GECE
31. KOS ONLARA
32. YETER
33. HAYAL
34. BIR DALGA OLSUN
1.
GULUMSE
Irmaklar kuserse denizlerine,
Dalgalar kiyilara ugramazsa bir gece,
Esir krallar kadar sevinc tasiyan
Rengi atmis yuzume bak ve gulumse
1994
2.
HASRETIN
Menekse kokulari buram buram gelir de
Su kara yalnizlikta burnumda sen tutersin.
Baharin ilikligi hatirlatir seni ve
Icimde hasretin yanar icin icin.
1994 Izmit
3.
ELEKTRIK DIREKLERI
Elektrik direkleri
Evet siz de benim gibi
Bu sokaklardan parca
Birinize yaslansam sogukca
Anlatsaniz sabaha kadar
Derbederler ve yalnizlar
Bir ruya pesinde avare
Siginmislar gecelere
1992 Ankara
4.
CICEKLER
Cicekler yetistirsem rengarenk sana.
Bahcemde gullerim papatyalarim,
Sana olan sevgimi ciceklerim anlatsa.
Canim dedigim laleler gun dogarken,
Yagmurdan islak yapraklariyla,
Baslarini kaldirsa sen gulumsersen.
Tohumunu bagrimdan inciler gibi,
Koparip eksem ve sonar toprak,
Takdim etse kalbim gibi gelincigimi.
Bir gol ki buyuttugum damla damla,
Dalgalarla titreyen niluferleri verse,
Ve nergiz kokulari dolassa ruzgarlarla.
Bir orkide, bir yasemin, ya da karanfil,
Umutsuz, uzgun dolasip desem;
Sevgin icin ciceklerim yeterli degil…
12.05.1996
5.
YITIK
Su kisir sehrin sokaklarinda
Yitik bir ümidin pesinde sessiz
Zonklayan bir hayal sakaklarinda.
Dudaklarinda çatlak nelerden iz,
Sislere karismis gozleri kanli,
Bir kedi çigligi uzun ve tiz
Döner bakar bir heykel kadar canli;
Sokak lambalarinin baslari egik,
Aydinliklari geceden de hicranli.
Beklentisi “cikiverse karsima dimdik.”
Sanki bir solucan, kayalar altinda o da
Benli?i makas makas kesilmis iplik.
Suratsiz evlerin aralarinda
Bir hayalle dolasip adimlar durur
Bilir mi adimlamak getirmez fayda
Son ümit deresi de sabaha kurur.
28.02.1992 Ankara
6.
GEZINTI
Aksam gezintisi,
Mevsim sonbahar.
Esinti
Ve yapraklar.
Yol mu?
Duz ve kivrim.
Ufka dogru
Adim adim.
Ariyorlar neseyi
Kuslar es es.
Huzmeler cizgi
Kipkizil gunes.
Bakinca
Bir kelebek,
Yol kenarinda
Solmus cicek
Agaclar hisli
?nliyor sarsiliyor
Hafif sessizligi
Ne huzunlu kiliyor.
Tukenmiyor umidi,
Yuruyen yolcunun.
Beklentisi mi?
Nasil olmasin.
Solgun kirmizi
Kararan yesil renkle
Titreme fasli
Yolcuda urperme.
Yol, yolcu sessiz
Kimsesiz ikisi de.
Belirsiz bir iz
Kalacak mi geride?..
01.08.1994
7.
SEHIRDE
Ben bir sehir cocuguyum.
Hem de kisir bir sehrin, dostum.
Benden bahsetmemi bekleme,
Sevismek ne hanimelilerle?
Bozuk sokaklarda saatlerce yurudum.
Kirik dokuk umitlerle buyudum.
Yalanlar gibi karisik sarpa,
Boynu bukuk direkli sokaklarda.
Belirsiz ruyalara vermis kendini,
Kendini yitirmis insanlardi gordugum benimki.
Sairler anlatirken, dostum, yagmuru,
Kafiye olur toprak kokusu.
Benim sehrimin kimi evlerine,
Yagmurla su baskini, basar endise.
Gurultu islemistir sehirlinin hayatina,
Sehirde kaygi, sehirde karmasa…
Siyah izler dolasir kirli karinda,
Bir tanidik goremezsin sokaklarinda.
Kapildigi anaforun kollarinda
Papatyalar gulumsemez yollarinda.
Guzeldir balik tutmak derler nehirde,
Zincirlidir ellerim benim sehirde…
24.09.1994
8.
YUNUS ESINTISI
Yuzunde gezerken altin isiklar,
Simsicak ve sari gunes altinda,
O billur sesiyle guzellikler fisildar,
Huzun ve tebessum dudaklarinda.
Efsane esintisiyle suzulen hayal
Sevgi ruzgarlari estirdin bize.
Gel kurul gonlumuze, Sultanim kurul,
O tertemiz kalbinle bize gulumse.
Yunus esintisi diye bilinen,
Dizelerin dizelerimin olsun ilhami.
Bu yetmez, Sultanim, sorarsan neden,
Yaninda olsaydim sanki olmaz mi?
Ne olur itiraz etme Sultanim!
Bu aksam zaten icim bir garip.
Hic kolay degil sana kavusmam,
Ulasamam, ulasamam zamani delip!
Sonra bu intizar eleme doner,
Yutar gozyasimi dalgalar deniz.
Zannetme umudim boylece soner,
Golgen olur sozlerim belli belirsiz...
20.03.1993
9.
SARI BIR YAPRAK
Her seyden vazgecip bir gun
Ellerim yanima dusunce umitlerimden
Cekip gidecegim issiz
Soyle issiz bir yerlere
Dere kiyisina oturup
Yaslanacagim bir agaca
Dalgin dalgin akan dereyle
Gozumun onunden gececek eski gunler
Sari bir yaprak suzulecek sonra sessizce
Kurumaga yuz tutmus cimlere uzanip
Gomecegim basimi aglayacagim
Elimle bir tasa uzanacagim
Yardim ister gibi caresizce
Sari bir yaprak suzulecek sonra sessizce
Yorgun derede gorecegim
?lk defa sacimin agardigini
Sari bir yaprak suzulecek sonra sessizce
Bir halka belirecek derede gozyasimdan
Sonra bir halka bir halka daha
Gec farkedecegim baslayan yagmuru
Gerc farkettigim bir cok sey gibi
Halkalarla titreyen dereye bir de
Sari bir yaprak suzulecek sonra sessizce
Kacip siginacagim bir agaca
Dayayip govdesine alnimi
Son kez evet son kez hickiracagim
Sari bir yaprak suzulecek sonra sessizce
Seref madalyasi gibi gogsumde kalacak
Sari bir yaprak suzulecek sessizce son kez
11.10.1994
10.
YAGMUR
Soguk ve uzak, karanlik agaclar,
Isiklar -bilmiyorum- neyi ariyor?
Bir tunel esrariyla cokuyor gece.
Yagmurun izleri penceremde.
Yerde, su birikintilerinde yagmurdan halkalar,
Hefif esen ruzgarda sonbaharin nemi var.
Hicranli aylar, mevsimler, yillarla
Yasli agacin yukune eklenmis binlerce damla.
07.09.1992
11.
YILDIZLARDAN BIR YILDIZ
?cimizde biraktigi bir ukde ile,
Bir gonca derip verdik Turkmen iline..
O gitti.. Ismiyse hep yankilandi.
Hatiralari bir bir yuregimizde yandi..
Ve sonra.. Bir sabahin cizgilerinde,
Atmosfer degisti gelmesiyle birlikte.
Uykusuz gozleri yine hep uzaklarda.
Gulumser yuzlere cileyi saklar da.
Ne guzel de parildar bilsen simasi,
Nedeni secdede nurla temasi.
Firtina fikirleriyle sarsilir dar kafalar.
Vecdinin kanatlariyla melekleri yakalar.
Ey Sultan yollarinda hicranla dolmus yolcu!..
Destanlar otesinde nura mal olmus yolcu!..
Ne siir ne de bir ezgi sana parlak gelecek.
Nura vasil olana dek derdini istiyakla cek.
Gecenin bir vaktinde ruyasini gordugun
Yildizlardan bir yildiz olacaksin bir gun..
31.08.1992
12.
DUPDURU
Belli belirsiz bir karanlik icinde,
Gokyuzunde simsekler cakip sonunce,
Bir mechul kisiyi gorursun orda,
Savrulurken agaclar geceleyin ruzgarla.
Ve muhtesem bir ses gosterir yolu;
Yankilanir benliginde, yankilanir dupduru.
Yankilanir o ses ve olur vurgun:
“Sahabe gibi dupduru olun!”
Hic nefes almadan firliyorken yerinden,
Kalbi cilgin gibi cosar aniden.
Ayaklari uzerinde dimdik azimli,
“Sahabe” kelimesi olur enerji.
Bu ufuk disinda atip ne varsa,
Bu atmosfer icinde yurur daima.
27.02.1993
13.
CISILDE YAGMUR
Vazgec de artik bulutlardan ne olur,
Kalbimin kiyisina dalgalarla vur.
Bos sokaklarda bekliyorum, gonlum dar,
Ozledigimsin, sen hasretsin, sen intizar.
Umidim catlamis topraklar gibi.
Yagmurum yag, simdi yagma mevsimi.
Seninle calkalanir, dalgalanir, durulur,
Gonlume veda etme, cisilde yagmur.
Durmasin sel sel olsun ve kossun aska,
Bir zerre tevazusunu tasimak baska.
Dallari sarsmiyor mu, hircinca yeller,
Sellere sen gereksin, bendlere seller!..
08.03.1994 Sakarya
14.
KALEMIM KAGIDIM
Gecedemde, penceremde kis mevsimi.
Yalnizim, uzaktayim, hayallerim var.
Ask sarkilari dinlerken simdi
Ucusuyor Moskova’da ince ince kar.
Hayatimda basit seylerim var.
Basit seylerle mutluluk guzel sey.
Bana dusen basarabildigim kadar.
Cam fincanda ictigim sicak cay.
Sukur genclik yillarinin sagligi bu gunku.
Borclarim odenecek miktarda.
Sen yoksun ama mutluyum cunku
Kalemim kagidim yanibasimda.
23.12.2001 Moskova 02:02
15.
KIYISINDAYIM
Umidim oldu elimde yillarca.
Boylece yurudum bu kadar yolu.
Ufak bir iz bile olmadi senden
Tesellisiz sevdigimin acisindayim.
Yagmurlar yagdi, gunesler dogdu.
Karlar eridi, mevsimler gecti.
Gecelerde sayikladim bilmedigim ismini.
Cekmedigim cilelerin sizisindayim.
Saatler etrafimda acimasiz tiktaklariyla.
Yapraklari agaclarin kim bilir kac kez
Yeserdi, buyudu, sarardi, dokuldu.
Gormedigim mevsimlerin sancisinayim.
Kimi gun mutlu gecti, kimi gun degil.
Aslinda sensizligin burukluguyla.
Sensizdim anladim ve yasanmazdi sensiz.
Yine de bulmanin kiyisindayim.
21/08/2001 MOSCOW 02.30
16.
STORY NEVER ENDS
With your beauty and elegance,
Fill my heart.
You can! Yes, with a galance,
Kill my heart.
Without you, you know, with no balance,
Ill my heart.
I dont want to be
A slave.
Speak to me, look at me
And save.
Give up keepin’ your distance at all
Turn to me please when I call
I am going to be holding your hands
Showing you the world, our story never ends.
27/02/2002 Moscow
17.
GEL
beyaz guller gibi masum
sadece masum
golgeler kadar silik
birakmis benligi
yagmurlarla dert ortagi
gozlerinde bir sevgi
bir sevgi yeserince yalniz
hickiriklar bogazinda dugum
yine de gulumsuyorsan
ve susuyorsan dopdoluyken
ve hala
evet hala seviyorsan her seyinle
bekletme gel ne olur
muhtacim sana
10/06/1994 Sakarya
18.PRESENT
Given up my life at all.
Used up my power’n’soul.
Personally I'll be walking.
There's no one I'm talking.
I may meet you in an evening.
So cold and it's raining.
It's pure life not a game.
Want to learn your name.
Only darkness in my eyes.
Tell me, please, tell me yes.
Look at my hands empty.
They need a little pity.
Changing m'winter to a spring.
The present is a golden ring.
To be together to be near.
Not to be alone'n not fear.
8.11.97 Sakarya
19.
TiRYAKi
Sarhos diyebilirsin ama içmiyor içki.
Ufuk pesinde kosan öyle beyinler var ki
Zaaflidir ona, onun için tiryaki.
Anlamak ne bilmiyor, bilmemekten perisan.
Sen istersen anladigini san.
“Anladim” kelimesi sik sik söylenir, yalan.
1991 Ankara
20.
SORU
O kadar derin ki bu, bir o kadar da çapli.
Bana degil ne olur, baska birine sor.
Zaten benim hayatim sorularla kapli,
Bu “neden” sorusu en zorundan daha zor.
Saçimin tellerince soru çözüm bekliyor.
Say ki beynime sapli iste o kadar igne
Çözmek imkansiz gibi bilsen aklim tekliyor.
Bilinmez ne kadar çok, insanin bildigi ne?
1990 Ankara
21.
PAPATYALAR
Üfül üfül, beyaz beyaz
Papatyalar gördüm bugün yolarda.
Bahar ve yavas yavas yaz,
Papatyalar gördüm bugün yolarda.
Alip beni götüren trenin
Penceresine dayayip alnimi dalgin,
Bakarken manzaralara yilgin,
Papatyalar gördüm bugün yolarda.
Hava açik ve sicacik hava,
Sürüp giden su günlük hayatta,
Kasabalar, sehirler, yesillikler sonra
Papatyalar gördüm bugün yolarda.
Bitmez mi yollar bir gün,
Gitmek zorunda miyim suskun?
Bir digerine yabanci bir sehirden
Papatyalar gördüm bugün yolarda.
Çiçekleri açmis agaçlarin
Rüzgarlarla oynasiyor da neden,
Aglamak istedim oysa ki ben?
Papatyalar gördüm bugün yolarda.
3.5.97 Izmit
22.
SEVDIGIM ICIN
Huzun alev alev firtina olsa
Hancere susamis tutkun bagrima.
Olemedigimden sevdigim icin.
Sevemedigimden gercekten.
Yalniz bu yuzden,
Benligimde okyanus olsun huzun.
Yalniz bu yuzden.
Ne kadar hasretim solmaya goncayken.
Yalniz bu yuzden.
Ezse acimadan ezse kalbimi
Cileler oyle, oyle siksa ki
Ezse acimadan ezse kalbimi.
Yalniz bu yuzden.
Ne kadar hasretim solmaya goncayken.
Yalniz bu yuzden.
Benligimde okyanus olsun huzun.
Yalniz bu yuzden.
Sevemedigimden gercekten.
Olemedigimden sevdigim icin.
Hancere susamis tutkun bagrima
Huzun alev alev firtina olsa.
26/05/1995 Sakarya
23.
GOZUNDE UFUKLAR
Saplanmis mizrak olmus gozunde ufuklar.
Akacaksin alternatifsiz kum saati kadar.
12/10/1992 Ankara
24.
MESAFE
Gokyuzunun neonlari gecede
Senin diyarindan isiltilar.
Kimbilir hasrette mesafe
Kimbilir ne kadar...
10/09/1992 Ankara
25.
AGLAMAK VAKTI
Yagmurlar da kusunce
Kurak gonlune
Dumanlar tute tute
Dolas ve gulme.
Aglamak vakti geldi.
Goz yaslari dokulmeli,
Kor etmeli gozleri.
Aglamak vakti simdi.
Gecelerden cagri sana;
Uzun yollarda bir gun kaybolda
Agla yalnizca.
21/04/1994
26.
ANCAK SENINLE
Caldi ve bekledi kac kapiyi kimbilir,
Senden baska bulamadi tek vefali yar.
Kac defa ihanet etti bilmem ki,
Senden hic ihanet gonul gormedi.
Bir kac icten kelimenin sicakligiyla
Buldum seni umitlerin tukendigi bir anda.
Aradi ama, baskasini gozlerim,
Bir seni gorme karari verdim.
Sesler, belki bir cok sesler vardi,
Ama sen oldun sonunda yanki yanki.
Neler goturdu neler, erozyondu gecen yillar.
Boslugum –biliyorum- ancak seninle dolar.
14/06/1993 Istanbul
27.
SURECEK DEGIL
Yagmurun sarstigi yapraklar golge golge,
Dalgalanirken yuzunde ay isigi ile,
Karamsarlik gecelere semboldur ama
Husran erimekte artik tukenmekte.
27/02/1993
28.
ICICE
Yumusak durusun sende, seninle
Sen iki hayati yasa icice.
Derin geceler kadar biri esrarli,
Irade digeri celik kararli.
Zoraki gulumseyis olsa bile yuzunde,
Gulumse kardesim gulumsemen vazife.
Ama sessiz bir kosede titre ve agla.
Bulus geceleri aglayarak mutlulukla.
28/01/1993 Istanbul
29.
VE SEN
Aksamlarin o kizil atmosferiyle.
Yemyesil filizlerin nazlari ve sen...
Denizci hasretiyle enginligine
Acilirken gunes dogar gulumserken.
Aglayan ruzgarlarin titrek ezgileri,
Yapayalniz bir kussun kanadi desen.
Durgun nehirlerin ince cizgileri,
Anlamisim gamzedir guzelliginden
1992 Ankara
30.
SOKAKTA GECE
Sikintidan iki el, sarili bogazima,
Cikip da sokaklarda aramak bir ruyayi...
Birazcik bulanik birazcik da sisli ama
Yine de seyretmek gokyuzunde yalniz ayi.
Sokakta avare dagilmis taslara gece,
Bende kalan son gucle soyle bir tekme atip,
Anlatmak yalnizligi yankiyla hece hece,
?cine de icimdeki tum dertleri katip...
13/11/1992 Ankara
31.
KOS ONLARA
Izdiraplar cekilir ki sorma hic,
Nice husran belgesinde kardesim.
Dudaklarin parcalansin bin ah ic,
Birak beni kos onlara kardesim.
Kollarin kanatlarin kirilsa bile,
Adamissin varligini kolaydir dile,
Davan icin bilerek yoklugu dile,
Seni boyle bilirler hep kardesim.
Bir gunu yasarsin ki gulmezsin.
Hayatin ki senden baska herkesin.
Bu dunya mi? Omur boyu beklesin,
Gonlugunu verdiginle yuru kardesim...
27/02/1993
32.
YETER
Uykusuzmus gecelerin.
Saatlerce dolasiyormussun.
Hayatin sadece dert,
Ve izdirabin kat kat.
Zaten kuskunken gulmeye,
Dusunuyormussun saatlerce.
Gulusun gonlumun sen,
Artik yeter uzulmesen.
Aglasam ben aglasam.
Catlasa dudaklarim.
Ortak olsam bir de,
Kanli cilelerine.
21/04/1994
33.
HAYAL
Anladim ki hayat buyuk bir kovalamac.
Kovala kacsin o kovalarsa sen kac.
Hayal hersey, hayal sohret, hayal tac.
Hayallerle saskin ruhum yine ac yine ac.
Ankara
34.
BIR DALGA OLSUN
Tomurcuk sevinciyle gulumserken bahar
Bekleme mutlulugu yaksin ruzgarlar !
Gelmeden baharin sol cicek acma.
Sol ve sayisiz renk asirt ufka.
Dudaginda goncalar cizili olsa bile,
Huzunler sende kalsin, yer etsin de icine.
Ve yesert kirpiklerinde ask hecesini
Pirlanta isiltisiyla akit gizli gizli.
Suzulsun gozyasinla suzulsun ruhun,
Okyanus davanda bir dalga olsun...
12/12/1992 Istanbul
Subscribe to:
Posts (Atom)